Yaşlı bir elle genç bir elin birlikte tuttuğu, mühürlü kurdeleli bir hediye
↓ aşağı kaydır

Selam,

Bugün hepimiz yaşamak için zorlanıyoruz. Genci, yaşlısı, hepimiz...

Bir yandan işinle, kariyer kaygılarınla boğuşuyorsun; bir tarafta çocukların, onların bitmeyen eğitim koşturmacası... Diğer tarafta ise aile büyüklerinin sağlık durumları, zayıflayan hafızaları, her geçen gün eksilen zamanları ve içini kemiren “ne yapacağım?” endişesi...

Bu sıkışmışlık ve zorluk içinde, sandviç nesil olarak kendine ait bir zaman dilimi pek kalmıyor, biliyorum.

Bunu çok iyi biliyorum çünkü benim annem demansla mücadele ediyor; gün geçtikçe agresifleşiyor, gerçeklikten kopuyor... Babam ise kanser hastası.

Kendi sürecimde hep şunu söyledim: Keşke sığınacağım, derdimi çekinmeden anlatıp, akıl alabileceğim bir yer olsaydı. Çünkü bu konular dışarıdan bakınca ya çok “sıkıcı ve sevimsiz” bulunuyor ya da insanlar kendi çıkarları için seni bambaşka yönlendiriyor.

Eğer çocuklarına ve büyüklerine sadece “bakıcı” bulup, bu süreci işlemsel ya da operasyonel bir bakımla çözmek niyetindeysen, burası zaten sana göre değil.


Çünkü biz, bakımın o soğuk bilgisine değil; eşlik etmenin duygusuna ve yaşamı her şeye rağmen kutlamaya inanıyoruz.

İnsanca yaşayıp, yaşamı kutlanacak bir seviyeye getirmek; bu yolu yürürken omuz omuza durabileceğimiz insanları bir araya getirmeyi hayal ediyorum. Çünkü buna benim de çok ihtiyacım var.

Bu ticari bir girişim ya da omuzlarına binecek yeni bir yük değil. Sadece benzer dertleri olan ama farklı düşünen insanlarla buluşma isteği. İstiyorum ki, soru sorabileceğin, yalnız olmadığını hissedeceğin, hem ileri yaşlılarımıza yalnız hissetmeyecekleri bir alan açan hem de arada sıkışıp kalan benim gibi dostlara nefes aldıran bir yerimiz olsun.

Haftada bir defa, Cuma sabahları mail kutuna geleceğim. Sadece seni anlayan, destek olan kısa bir bülten... Sonra istersen sen de bana yazacaksın. Bizi büyütenlere ne yapabiliriz, bu alanda kendimizle ve onlarla birlikte nasıl daha iyi bağ kurarız, bu zorlukları nasıl “küçük şölenlere” dönüştürürüz onu konuşacağız.

Üç büyüğümüzün çay sofrasında bir mektubu birlikte okurken gülümsemesi
bir mektup, üç gülümseme

Belki biraz olsun bakışlarımız değişir, yaşlılık konusunu daha iyileştirip hep birlikte bir kutlama alanına dönüştürebiliriz.

Yaşamı kutlamak istiyorsan "gel".
Bizi büyütenler "yaşasın" desinler diye…

Burada bir şey pazarlanmıyor, satış peşinde değiliz. Sadece Cuma sabahları posta kutuna düşecek hakiki bir muhabbet.

Gizlilik notu: E-posta adresiniz doğrudan Substack’e iletilir; bu sitede saklanmaz.